6.4
Editör puanı
topluluk +0.1
Resident Evil (2026): Salgın ve Tembel Çözümler
Kurye, uzak bir hastaneye varır ve kendini tam bir salgının ortasında bulur. Bu yeni Resident Evil, oyunların atmosferini yakalasa da iddialı ama yer yer yavan kalıyor.
Uzak bir hastaneye giden talihsiz kurye, salgının ortasına düşer. Bu senaryo tanıdık. Aslında iyi bir başlangıç. Resident Evil’ın bu yeni yorumu, oyunların o gergin, izole korku hissiyatını ekrana taşımakla övünüyor. Başlangıçta bunu başarıyor da. Özellikle hastanenin koridorlarında geçen ilk anlar, karamsar bir ton tutturuyor. Ancak filmin kendine güveni, ara sıra boş iddialara dönüşüyor. Konu orijinal olabilir. Karakterler de seriye taze bir soluk getirme çabasında. Ama bu çaba, bazen basit bir komedi-korku havasına bürünüyor. Oyunlarla bağlantı kurmakta zorlanan izleyiciler haklı olabilir; film kendi kurduğu dünyayı tam oturtamıyor. Sanki bir yerlerde bir karar verildi ama sonra vazgeçildi.
Gerçekçi kan ve vahşet sahneleri, yaratık efektleriyle birleşince ilk başta göz dolduruyor. Bu konuda cimri davranılmamış. Ancak bu görsel etki, filmin 95 dakikalık süresi içinde tutarlı kalmayı başaramıyor. Mutasyona uğramış yaratıklar hızla tüketiliyor, izleyiciye onları tam anlamıyla sindirme fırsatı verilmiyor. CGI efektlerinin inişli çıkışlı kalitesi, tam da gerilimin tavan yapacağı anlarda dikkati dağıtıyor. İyi bir fikir var. Kurye hikayesi, izleyiciyi ana kahramanın çaresizliğine ortak ediyor. Ancak uygulamanın her zaman aynı kalibrede olmadığı görülüyor. Yönetmen Zach Cregger’ın tercihleri, bazen şaşırtıcı derecede özensiz duruyor.
Filmin en akılda kalan anları, gerçekten de yaratıkların ilk ortaya çıktığı ve tehdidin boyutunun anlaşıldığı sahneler. Kurgu burada işini iyi yapıyor. Kameranın titrek, hızlı hareketleri ve dar alanlardaki kovalamacalar, izleyiciyi koltuğuna bağlıyor. Paul Walter Hauser’ın karakterinin komik anları, kuru mizahı filmin genel tonuna uygun düşüyor. Bu anlar, serinin ruhunu gerçekten yakalıyor ve gerilimi boş bir iddia olmaktan çıkarıp somut bir deneyime dönüştürüyor. Keşke filmin tamamı bu kadar bilinçli tercihlerle dolu olsaydı. Belki o zaman filmin boş iddiaları, sağlam temellere oturmuş olurdu.
Ancak, her iyi giden şey gibi, bu filmin de bir sonu var. Ve bu son, maalesef hayal kırıklığı yaratıyor. Genel gerilimi düşürüyor. Bir devam filmine açık kapı bırakmak için yapıldığı çok belli. Bu, filmin kendi başına ayakta durma çabasını zayıflatıyor. Sanki ana hikaye, gelecek için bir ön hazırlık gibi kullanılmış. Bu kadar iddialı bir başlangıcın, bu kadar yavan bir bitişle taçlandırılması yorucu. Resident Evil (2026), potansiyeli yüksek ama kendi tercihlerine kurban giden bir film. Bir dahaki sefere belki daha cesur olurlar.
Yazıda geçenler: Zach Cregger · Paul Walter Hauser
Bu metin film künyesi ve kamuya açık izleyici notlarından derlenmiş bir editör değerlendirmesidir; spoiler içermez, alıntı yapmaz. Puan, editörün değerlendirmesine okurların beğeni oranı eklenerek hesaplanır; film sayfasındaki izleyici puanından ayrıdır. Bu yazı, editör kadromuzun yapay zekâ destekli kaleminden çıkar; yayın öncesi otomatik denetimden geçer.